MECBURİ DAVA ARKADAŞLARININ USUL İŞLEMLERİNİN, DURUŞMAYA GELMEYEN DAVA ARKADAŞI BAKIMINDAN HÜKÜM İFADE ETMESİ (HMK M. 60)
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 60. maddesi uya-rınca mecburi dava arkadaşlığının mevcut olduğu durumlarda, duruşma-ya gelen dava arkadaşlarının yapmış olduğu usul işlemleri, duruşmaya gelmeyen dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade etmektedir. Söz konusu düzenleme ile mecburi dava arkadaşlarından birinin veya birka-çının kötü niyetli davranışı ile yargılamayı sürüncemede bırakma tehli-kesine karşı, diğer mecburi dava arkadaşları korunmaktadır. Ancak, hükmün duruşmaya gelmeyen mecburi dava arkadaşının kötü niyetinin ve birlikte hareket etmeme kastının araştırılmadan uygulanması bazı sakıncalar yaratmaktadır. Hükümde yer alan “usulî işlemler” ifadesinin kapsamının geniş olması, bazı hâllerde hükmün tatbikinde tereddüt yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu hâllerden biri de usulî işlemlerin yapılma zamanına iliş-kindir. Hükümet Gerekçesinde açıkça belirtilmişse de duruşma dışında yapılan usulî işlemlerin madde kapsamına alınması, diğer usul kurallarının uygulanmasında güçlük yaratan durumlar meydana getirmektedir. Bu güçlüklerin yaşandığı en önemli durumlardan biri de yetki itirazının ilerisi sürülmesi konusundadır. HMK m. 60’ın mevcut duruma ilişkin değerlendirme yapılmadan uygulanması, bazı hâllerde karşı taraf açısından meydana gelen usulî kazanılmış hakka da zarar verebilmektedir. Benzer şekilde maddede yer alan “usulî işlemler” ifadesi bünyesinde birçok usulî işlemi barındırdığı için, duruşmaya katılmayan dava arkadaşı açısından hüküm ifade edecek olan usul işlemlerinin nitelikleri açısından da tereddüt yaşanmaktadır. Çalışmamızda HMK m. 60’ın meydana getirdiği hukukî sonuçlar ve yaşanan tereddütlerin neler olduğu ortaya konulmuş; tereddütlerin bir nebze olsun giderilebilmesi için gerek öğreti gerekse de yargı içtihatlarından faydalanılarak çözüm önerisi sunulmaya çalışılmıştır.
Mandatory party joinder is a procedural institution that is regulated under Turkish Code of Civil Procedure n.6100, by art.60. According to the article regulation, procedural actions that are duly taken by one of the joint parties are likewise effective for other mandatory parties who did not attend the hearings. This legal rule certainly and explicitly protects the mandatory party joinder who attends the hearings, against other mandatory parties who actually act in bad faith. The rule should be applied carefully by the judge on each case in the litigation period. Application of the “procedural action” phrase in the article in a wider content may cause some ambiguities. The most important ambiguity may arise from the procedural action that was taken outside the hearings. Another important ambiguity may arise from the claim for the place of jurisdiction. Furthermore, application of the rule in a wider content without care may give harm to the other party’s procedural vested rights. Last but not least, term of “procedural action” also includes many procedural actions and if they are not taken diligently, legal uncertainties may become inevitable for the mandatory party joinders who did not attend the hearings. In this paper, these legal uncertainties are explained, and the application of the exception is evaluated on the basis of de lege ferenda.












