Madde kullanım bozukluğu olan bireylerin bağlanma, kişilik özellikleri ve kişilik örgütlenme düzeylerinin madde kullanımı olmayanlarla karşılaştırılması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Araştırmanın örneklemi, cinsiyet, eğitim durumu, yaş değişkenleri açısından eşleştirilmiş olan 119 madde kullanım bozukluğu tanısı alan kişiyle, madde kullanımı olmayan 119 kişiden oluşmaktadır. Araştırmaya katılanlar, Bursa Yüksek İhtisas E. A. H. Dörtçelik Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AMATEM Kliniği'ne başvuranlar arasından DSM-5 tanı ölçütlerine göre uzman psikiyatr tarafından madde kullanım bozukluğu tanısı alan 119 kişi ile madde kullanımı olmayan genel toplumdan seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 119 kişiden oluşmaktadır. Madde kullanım bozukluğu tanısı alan grup ve madde kullanımı olmayan kontrol grubunun; bağlanma, kişilik örgütlenme düzeyi ve kişilik özellikleri; Kişilik Organizasyonları Envanteri (KOREN) , İlişki Ölçekleri Anketi (İÖA), Coolidge Eksen II Envanteri (CATI) kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan istatistiksel değerlendirmelere göre, iki grubun bağlanma, kişilik örgütlenme düzeyi ve kişilik özellikleri açısından farklılaştığı bulunmuştur. Madde kullanım bozukluğu tanısı olan grubun; primitif savunmalar (p<0,001) gerçeklik testi (p=0,015) ve kimlik difüzyonu (p<0,001) alt ölçek puan ortalamalarının madde kullanımı olmayan grubun puan ortalamalarından yüksek olduğu saptanmıştır. Madde kullanım bozukluğu tanısı alan grubun madde kullanımı olmayan kontrol grubuna göre güvenli bağlanma puan ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı derecede daha yüksek olduğu, madde kullanım bozukluğu tanısı olan grubun; şizotipal (p=0,003) , antisosyal (p=0,002), borderline (p=0,001) ve histrionik (p=0,041) alt ölçek puan ortalamalarının madde kullanımı olmayan grubun puan ortalamalarından yüksek olduğu bulunmuştur. Primitif savunmalar ve şizotipal kişilik özelliklerinin madde kullanım bozukluğu riskini artırdığı, şizoid ve paranoid kişilik özelliklerindeki puan artışının da madde kullanım bozukluğu riskini azalttığı saptanmıştır. Tüm analizler için anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Analizlerin uygulanmasında IBM SPSS 22.0 programı kullanılmıştır.
The sample of this scientific research consists of 119 individuals who were diagnosed with substance use disorder matched by gender, educational status and age with 119 individuals without substance use group. The individuals, participated in the research were 119 patients that applied to Bursa Dortcelik Mental Health and Diseases Hospital, who were diagnosed by a psychiatrist with substance use disorder and 119 individuals without substance use who were selected from the general population with a random sampling method. Attachment, levels of personality organization and personality traits of the group of the diagnosed with substance use disorder and without substance use group were evaluated using the Personality Organizations Inventory (POI), the Relationship Scales Questionnaire (RSQ), and Coolidge Axis II Inventory (CATI). It was found that two groups differed in terms of attachment, organization levels of personality and personality traits. Subscale mean scores of primitive defenses (p<0,001), reality test (p=0,015), identity diffusion (p<0,001) of the group of diagnosed with substance use disorder have been found higher than group of without substance use. Subscale mean scores of schizotypal (p=0,003), antisocial (p=0,002), borderline (p=0,001) and histrionic (p=0,041) of the group of diagnosed with substance use disorder were higher than the group of without substance use. Primitive defenses and schizotypal personality trait increased the risk of substance use disorder and schizoid and paranoid personality traits decreased the risk of substance use disorder. The significance level for all analysis was taken as p<0,05. The software used for the analysis was IBM SPSS 22.0.












